Kanton sabahında, İnci Nehri’nin kıyısında, uzaklardan gelen hafif bir esinti denizlerimizden kokular taşıyordu. Limanda bekleyen denizcilerimizden bazıları, günün ilk seferine çıkmak için hazırdı. Kaptan, “Bugün hedefe erecek olanlar, en iyi yükleri alacak” dedi. Tayfalar, “Biz erecekler arasındayız” diye karşılık verdi. Birkaç kişi ise eremeyecek gibi görünüyordu; hatta eremeyecekler listesindeki isimler şimdiden konuşuluyordu.

Pazar yerinde, denizlilerden gelen tüccarlar, denizciliğimizden ilham alan ahşap oymalar satıyor, yan tezgâhta denizsel motiflerle süslü ipekler sergileniyordu. Bir yaşlı eren, çırağına “Erken davranan erişecek, geç kalan erişemeyecek” diye öğüt veriyordu. Kalabalık arasında, “Biz erişecekler grubundayız” diyenler gururla dolaşıyor, erişemeyecekler ise sessizce kenara çekiliyordu.

Öğleye doğru başlayan nehir yarışı öncesinde, ustalar takımlarını zafere erdirecek planlar yapıyordu. Erdirecekler listesindeki kaptanlar alkışlanıyor, erdiremeyecek olanlar ise dalgalarla boğuşuyordu. Erdiremeyecekler, “Biz erdiremeyeceklerdeniz” diye gülerek omuz silkti. Lojistik ekibi, festival malzemelerini karşıya eriştirecek planlar yapıyordu; eriştirecekler yükleri zamanında yetiştiriyor, eriştiremeyecek olanlar ise gecikiyordu. Eriştiremeyecekler listesindeki birkaç kişi, “Biz eriştiremeyeceklerdeniz” diyerek özür diledi.

Kalabalığın içinde, “Biz erişebileceklerdeniz” diye övünenler vardı. Bir bilge, “Siz erişebileceklerdenmişsiniz, belli oluyor” dedi. Diğer tarafta, erişemeyeceklerden olanlar mahcup bir şekilde başını eğdi; hatta biri “Biz erişemeyeceklerdenmişsiniz galiba” diye gülümsedi. Güçlü bir tekne erdirebileceklerden sayıldı; kaptanı, “Biz erdirebileceklerdenmişsiniz” diye bağırdı. Ama hemen arkasındaki tekne, erdiremeyeceklerden olduğu için geride kaldı; “Biz erdiremeyeceklerdenmişsiniz” diye şakalaştılar.

Festivalin lojistik ekibi, yükleri karşıya eriştirebileceklerden oluşuyordu. Bir görevli, “Biz eriştirebileceklerdenmişsiniz” diye gururlandı. Ancak diğer grup, eriştiremeyeceklerden olduğu için işleri yetiştiremedi; “Biz eriştiremeyeceklerdenmişsiniz” diyerek omuz silkti. Bazı tekneler ustaların elinde erdirilebileceklerden sayılıyordu; “Siz erdirilebileceklerdenmişsiniz” diye övgü aldılar. Diğerleri ise erdirilemeyeceklerden olduğu için yarışı tamamlayamadı; “Biz erdirilemeyeceklerdenmişsiniz” diye iç geçirdiler.

Kıyıda, festival süslemelerini hazırlayan ekip, eriştirilebileceklerden oluşuyordu; “Biz eriştirilebileceklerdenmişsiniz” diye birbirlerini tebrik ettiler. Ama eriştirilemeyeceklerden olanlar, malzemeleri zamanında yetiştiremedi; “Biz eriştirilemeyeceklerdenmişsiniz” diyerek kenara çekildiler. Günün sonunda, meydanda toplanan kalabalık arasında ermişlerden olan yaşlı bir bilge, gençlere “Eğer çalışırsanız, bir gün siz de ermişlerdenmişsiniz diye anılırsınız” dedi. Ama tembellik edenler, ermeyeceklerden sayıldı; “Biz ermeyeceklerdeniz” diye gülümsediler.

Ertesi gün Nanjing’de, Yangtze Nehri kıyısında düzenlenen törenlerde, denizlerimizden gelen ustalar, denizciliğimizden doğan teknikleri sergiledi. Şehrin tarihi surlarının gölgesinde, erecekler, eremeyecekler; erişecekler, erişemeyecekler; erdirecekler, erdiremeyecekler; eriştirecekler, eriştiremeyecekler; erişebileceklerden olanlar ve erişemeyeceklerden olanlar yan yana geldi. Nanjing’in Konfüçyüs Tapınağı civarında, ipek pazarında dolaşan ziyaretçiler, hem denizlerin hem erenlerin hem de erişenlerin ortak hikâyesini kutladı.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *